II. ULUSLARARASI TASAVVUF KONFERANSI
Fütüvvet  ve Karakter Gelişimindeki Rolü

&

8. SUFİ KAMPI

Kalbin Fethi
12-18 Temmuz, 2019

Kayı Snow Otel / Sarıkamış, Kars

“Kim bu kapıya gelirse; ekmeğini verin inancını sormayın. Yüce Allah tarafından can bağışlanan herkes elbette Ebu-l-Hasan’ın sofrasında ekmeğe layıktır.” 

Ebu’l-Hasan Harakânî

 

Bu sene, utku (fütüvvet) bilgesi olan Ebu’l-Hasan Harakani Hazretleri’ni ziyaret edeceğiz. 2011 yılından bu yana Yükünç Vakfı için bir gelenek haline gelen Temmuz kamplarını bu yılda yapabilmenin mutluluğu içindeyiz. Tüm dünyanın geçtiği bu zorlu dönem de bir arada olabilmenin önemini hatırlayıp, birbirimizi anlayıp, kucaklayabilmenin, kardeşçe yaşayama bilincinin artmasını diliyoruz. Bizler birlikte güzeliz.

Geçen sene ilkini düzenlediğimiz yurtiçi ve yurtdışından katılan çok kıymetli üstadların bir araya geldiği Konya’da gerçekleşen I. Uluslararası Tasavvuf Buluşması ve İçe Çekilim Kampı oldukça başarılı geçti. Bu yıl 12-18 Temmuz tarihlerinde, II. Uluslararası Tasavvuf Konferansı: Fütüvvet ve Karakter Gelişimindeki Rolü & 8. Sufi Kampı: Kalbin Fethi sempozyumunu  çok değerli hocamız Sarafil Bawa (Dr. Ziya İnayet Han)’nın önderliğinde çok kıymetli misafirlerimiz Hayat Nur Artıran, Cemalnur Sargut, Amat-un Nur, Yavuz Selim Uzgur ve Asuman Şenel'in katılımıyla Kayı Snow Otel / Sarıkamış, KARS ’da düzenliyoruz.

Zaman zaman bir araya gelerek yaşamın içsel boyutunun farkındalığına yönelmemiz önemlidir. Dışsal dünya dikkatimizi öylesine cezbetmektedir ki, gözlerimizi kapatıp içeriye bakmayı unuturuz. Dışarıdaki dünya gözümüze oldukça büyük gözükse de içsel dünya çok daha büyüktür. İçsel dünyamızı temiz tutmak zorundayız. Çünkü dışarıdan edindiğimiz izlenimler, aldığımız imgeler içeride durmaktadır, içimize girmektedir. Sürekli kalbimizi süpürmek, kalbimizde birikebilen tozları temizlemek çok önemlidir. Ruh beyaz bir tahta gibidir, ama yaşadıkça dünyanın izleriyle kaplanmaya başlar. Çok da geçmeden, kendimizi o bizi kaplayan izlerin bütünü olarak düşünmeye başlarız. Ancak, kim olduğumuz o izlerin öncesinde vardır. Geçici dünyanın izleri ve etkileşimleri çözüldükten sonra bu saf ruh yoluna devam edecektir. Dünyada yapabileceğimiz en iyi şey; ruhumuzu bu lekelerden temizlemek, arı tutmak, saydam tutmak ve yıkamaktır. Bu lekelerden bazıları insanların bize yaptığı veya bizim hakkımızda söylediği bazı şeylerdir ve içimizde yaşamaya devam ederler. Bu iz ve lekelerden bazıları da kendi yaptığımız veya söylediğimiz şeylerin izleridir. Kişinin kendisi, hoş olmayan, nazik olmayan bir şey söylemiş veya yapmışsa, ne kadar aşağılara doğru baskılamak istese de bu izler oradadır ve suçluluk hissi yaratır. İçimize dönmek ve kalbimizi temizlemek bunun için önemlidir.

Sizde içinize dönebilmek ve dış dünyadan uzaklaşmak isterseniz, bekliyoruz…

Lütfen ilgilenebileceğini düşündüğünüz yakınlarınızla da paylaşın…

 

Paylaş